Çağın Bekleneni Endüstri 4.0

Çağın Bekleneni Endüstri 4.0

Bilindiği üzere, insanoğlunun yeryüzünde var olması ile birlikte; üretim-tüketim ilişkisi çeşitli isim ve nam altında, günümüze dek, varlığını sürdürmüştür

Önce, ‘CAĞ’ olarak isimlendirilmiştir. İLK CAG-ORTA ÇAG-YENİ CAĞ ve YAKIN CAĞ diye…

Sonraki dönemlerde, teknolojik gelişmeler ye üretim çeşitliliği; Birinci Sanayi (Endüstri) Devrimi-İkinci Sanayi Devrimi ve Ücüncü Sanayi Devrimi diye isimlendirilmiştir.Simdi ise Endüstri 4.0 kavramı literatürde yerini almıştır. Kuskusuz ki bu dönemin en önemli gelişmesi; bilişim ve iletişim teknolojileridir. Bir nevi internet cağı. Sosyal medya ve sürekli değişim, sürekli gelişim ve sürekli farklılık yaratabilmektir. Bir cep telefonu işleticimizin, 4.5G için sloganı: “bizimle bağlan hayata!”. Nasıl birtoplum mühendisliği ile nasıl bir yasam tarzına doğru itildiğimizin güzel bir göstergesidir. Kuskusuz, bu slogan ve kampanyada, hizmetini satıp para kazanmanın ötesinde ideolojik bir taraf aranamaz. Ama siz, sonuca bakın. Bağlıysan hayattasın, bağlı değilsen, “yoksun”! Öyle koşulluyoruz kendimizi.

Bu ve öncesinde “sosyal medya”, yeni toplumun ayak seslerini oluşturuyor. Elbette farkına varana. Toplumu oluşturan bireyler, “ağ”a sürekli bağlı olsunlar. Endüstri 4.0’da ise, üretim bandını oluşturan (robot veya insan) elemanlar (bireyler), “ağ”a sürekli bağlı olsunlar. Her ikisi de “ağ”dan etkilensin, ağ tarafından yönetilsin. Üc hafta önce Reyhan Oksay değindi, “bu uygulamalar ile vatandaşlar seslerini hükümetlere daha fazla duyuracaklar, denetleme şansına kavuşacaklar, hükümetler politikalarını belirlerken vatandaşların isteklerini ve görüşlerini dikkate almak zorunda kalacak” diye yazdı ama “ağ”a bağlı olmak iki tarafı keskin bir bıçak; polis devletinde, kimin cezalandırılacağını belirlemekte de kullanılabilir.

Toplumu bir yana bırakalım, teknoloji ve uygulamalarına bakalım. Sürekli bağlı olmak (always connected) bir ağ gerektiriyor. Bu da “ağ merkezli sistemleri” (network centric systems) gündeme getiriyor. Eğitim ve öğretim şeklimiz, katma değerini bilek gücü ile ortaya koyacak insanlar yetiştirmeye yönelik olunca, bizde sistemci pek çıkmıyor. Ağ merkezli sitemleri de bu nedenle anlamakta güçlük çekiyoruz. Halbuki her yerde bunlara ihtiyacımız var.

Merak ederim, askerimiz ve polisimizde, bireylerin (savaşçıların) bir ağa sürekli bağlı oldukları, karsılarındaki tehditleri her birinin ayrı ayrı algılayıp raporladığı ve bunların değerlendirilip bulundukları konuma göre tanımlanmış haliyle herkese sürekli bildirildiği, herkesin eşgüdüm içerisinde bir merkezi “us” tarafından yönetildiği bir sistemimiz olsaydı, bu kadar zayiat verir miydik? Böyle bir sistem 2011’de yetkililere anlatıldığında,(0 dönem basınından) “mevcut plânlarımız dâhilinde bu konuda bir çalışma öngörülmemektedir” yanıtının verildiğini öğrenmiştik.

Sonradan, bu sistemin akademik makaleler halinde yayınlanan parçaları binlerinin dikkatini çekmiş olmalı ki, bir makale, bir NATO sempozyumuna “çağrılı bildiri” olarak davet edilmişti. Sözün özü, ayak sesleri duyuluyordu, ama biz algılayamadık. Simdi, büyük sanayi ayak seslerini duymuş bulunuyor. Toplum ise 4.5G ile balıklama bu olaya dalmış durumda. Ama göz ardı ettiğimiz hususlar var. Gene Reyhan Oksay üc hafta önce değinmişti; bilgi güvenliği. “Patron, bizim fabrikayı “hack”lemişler,” yakıştırmasıyla anlatmaya çalıştığım, ne kadar cok işleminizi “ağ” üzerine taşırsanız ve önlemini almazsanız, saldırılara o kadar acık duruma geleceğiniz.

Kimlik bilgilerimizin semt pazarına düştüğünü gördük. Demek ki, sağlam bir koruma gerekli. Büyük sanayi kuruluşlarımız, miktarlı üretimi satabilecek pazarları bulduklarında endüstri 4.0’a geçecekler de, ya KOBİLER? Onlar, milyon adetlerle üretim olanağı bulamayacakları için, endüstri 4.0’a geçemeyecekler mi? Geçemezlerse, büyük firmalara verdikleri ara mallarda istenen verimlilik, kalite, hassasiyet, dayanıklılık düzeyine ulaşamayacaklar ve büyük firmanın ürününü her yönüyle “aşağı çekmeyecekler mi?” İste burada, büyük firmalara, kendi KOBİ niteliğindeki tedarikçilerini de endüstri 4.0’e taşımak yükümlülüğü doğuyor. Nasıl mı? Pazarı gösterip alım garantisi vererek.

Bu isten ulusça kârlı çıkmamız için yapılması gereken iki is daha var: birincisi, endüstri 4.0 yapılanmasını yabancılara kurdurtmayıp yerli ürünlerle kurmak, diğeri de bu ağın güvenliğini sağlamak. Her ikisini de yapabilecek şirketlerimiz yok değil. Yeter ki, devlet yol acıcı, özendirici ve belli noktalarda da yönetmeliklerle mecburtutucu olsun. SON SÖZ: “HER KİM Kİ DEĞİŞİMİ, YENİLİĞİ REDEDERSE, ÇÜRÜMEYE MAHKÛMDUR.”  Adana Beş Ocak

Previous Bilişim Suçları Meclis'e Sevk Edildi
Sonraki Bursada Dijital Dönüşüm Konuşuldu

Diğer Yazılar

Öne Çıkarılmış 0 Yorum

Anıtkabir, “Cebe” Girdi

Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir için yeniden tasarlanan mobil cihazlara (cep telefonu, tablet v.s) uyumlu internet sitesinin yayına girdiği duyuruldu. Ankara merkezli Dataişlem

Öne Çıkarılmış 0 Yorum

Trafik Sorunu Çözülebilir Mi?

2050’de dünya nüfusunun yüzde 75’inin şehirlerde yaşayacağı öngörülüyor. Bugün bile pek çok insanı çileden çıkaran trafik sıkışıklığına dair etkin çözümler geliştirilmezse, gelecekte trafik sorunu ciddi maddi ve manevi kayıplara neden

Telekom 0 Yorum

Teksan, Telekomünikasyon Sektörüne Yönelik Çözümlerini Tanıtacak

Türk enerji sektöründe yenilikçi ve öncü kimliği ile hizmet veren Teksan, 22-25 Şubat 2016 tarihleri arasında İspanya’nın Barcelona şehrinde düzenlenecek olan dünyanın en büyük telekomünikasyon fuarı Mobile World Congress’e katılıyor.

Özel Sektör 0 Yorum

İzinsiz SMS İle Pazarlamada Cezalar 1 Mayısta Başlıyor

Toplu SMS gönderimleri ile izinsiz pazarlama yapan firma ve şahıslara büyük cezalar getiren Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine ilişkin Yasa 1 Mayıs 2015’te yürürlüğe giriyor. Defne Telekomünikasyon Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu, GSM

Kamu 0 Yorum

KOBİ’lerin Teknoloji İşbirliklerine 1,5 Milyon Lira Destek

Hükümet, üç işletmenin (KOBİ) bir araya gelerek oluşturacakları teknoloji işbirliklerine 300 bin lira geri ödemesiz, 1 milyon 200 bin lira da geri ödemeli olmak üzere 1,5 milyon lira destek vereceğini

Etkinlik 0 Yorum

TBD, Antalya’da Araştırma, Geliştirme Ve Yenilikçiliği Ele Alacak

Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) her yıl düzenlediği geleneksel etkinliklerinden ilki olan ve sektörde “Bahar buluşması” olarak bilinen Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri (BİMY) Semineri, 2-5 Nisan 2015 tarihleri arasında  Gloria Golf Resort

0 Yorum

Henüz Yorum Yok!

Siz bu yazıya ilk yorumu yapabilirsiniz!

Yorum Yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.