“Cep Telefonunuza Paylaşmayı Ve Pardon Demeyi Yükleyin”

“Cep Telefonunuza Paylaşmayı Ve Pardon Demeyi Yükleyin”

Potanın efsane ismi Çetin Yılmaz, dev adamlara nasıl koçluk yaptığının ve kazandığı sayısız kupanın sırrını gençlerle paylaştı: “Basketbol kariyeri için gereken özelliklere sahip değildim. Ama elimde bir şey vardı; kararlıydım, o sahada olmak istiyordum. Siz de bunu unutmayın; kariyerinizi siz kendiniz hazırlıyorsunuz, başkaları değil!”

Türkiye’de en çok şampiyonluk, kupa ve maç kazanan basketbol koçları arasında yer alan, Basketbol A Milli Takım Baş Antrenörlüğü yapan ve aynı zamanda ODTÜ Sosyoloji Bölümü mezunu olan Çetin Yılmaz, kariyer yolculuğunu Üsküdar Amerikan Lisesi (ÜAL) öğrencileriyle paylaştı. Üsküdar Amerikan Lisesi’nde düzenlenen Kariyer Günü etkinliğinin açılış konuşmasını yapan Çetin Yılmaz, “Nasıl iki metrelik adamların dünyasında yer buldum?” diyerek, başarısının öyküsünü anlattı ve öğrencilere kariyer tavsiyelerinde bulundu:

İlan gördüm seçmelere gittim: Henüz lise öğrencisiyken ODTÜ’de basketbolda altyapı için oyuncu seçmeleri yapılacağını duyuran bir ilan gördüm. ‘Dur, gideyim ben şu takımda oynayayım’ dedim. Seçmelere bir gittim, ‘yanlış yere geldim herhalde’ dedim. Metre metre, Avatar gibi adamlar sahada dolaşıyordu. ‘Abi kaç yaşlarındasınız’ dedim. Meğer benden iki yaş küçüklermiş.

Yeteneğim yoktu ama kararlıydım: Bende fizik, boy, çabukluk, kuvvet yoktu. Yani bende basketbol için aradıkları, kariyerimde basketbolcu olabilmek için gerekli hiçbir özellik yoktu. Ama bir tek şey vardı bende; o sahada olmayı istiyordum!

Seçilmedim ama her gün gittim: Sonuçlar açıklandı ve tabi ki doğal olarak ismim seçilenler arasında yoktu. Ertesi gün antrenman vardı. Ben de gittim. Koç beni görünce, ‘Evladım burası basketbol takımı, bunlar yıllardır çalışıyor’ dedi, kalbimi kırmadan beni oturttu. Antrenmanı izledim hayran kaldım ve ‘ben bu takımda olacağım’ dedim. Ertesi gün yine gittim. Koç ‘bana oğlum sen yine mi geldin, geç yerine’ dedi.

Bacadan attılar pencereden girdim: Ben bu şekilde üç ay boyunca gittim. Bacadan atıyorlar pencereden giriyordum. Ben yılmadım ve takıma nüfuz ettim. Artık lisanslardan, sahanın temizliğinden, formalarından, toplardan sorumluyum. Her gün antrenmanlara gidiyordum; antrenörüm, takım arkadaşlarım hatta formam bile var. Ama bir eksiğim var; basketbol oynayamıyorum ve bir türlü o sahaya giremiyorum!

Kar yağdı ve sahaya girdim: Bir müddet daha böyle devam etti. Sonra bir gün kar yağdı. Çoğu oyuncu antrenmana gelemedi. Ben bu işe çok sevindim. Çünkü takım eksikti. Koç mecburen beni de antrenmana kattı, bana şöyle bir baktı ve “Çetin ısınmaya başla’ dedi.

20 yıl sonra a milli takımındaydım: Benim de beklediğim buydu zaten. İşte o gün, altı ay sonra o sahaya girdim. Ondan sonra beni o sahadan kimse çıkaramadı. Yirmi sene sonra da Basketbol A Milli Takımının Baş Antrenörü olmuştum.

Kariyeri siz hazırlıyorsunuz: Kariyeri siz kendiniz hazırlıyorsunuz, başkaları size hazırlamıyor. Başkaları imkanları sunuyor. Anneniz, babanız size imkanlar sunuyor. Okulda öğretmenleriniz bilgileriyle, tecrübeleriyle, davranışlarıyla, hareketleriyle, mimikleriyle sizin kişiliğinizi oluşturmaya çalışıyorlar. Ama sonuçta kariyerinizi bu aldığınız bilgilerle sizler belirliyorsunuz.

Ee okuduğunuz değil nasıl okuduğunuz önemli”

Ne okursanız okuyun; tıp, sosyal bilimler, mühendislik, aklınıza ne gelirse. Ne okuduğunuz değil, nasıl okuduğunuz önemli. Ne notlar aldığınız değil, kendinizi nasıl yetiştirdiğiniz önemli. Hepiniz iyi okullarda okuyabilirsiniz, çok yüksek notlar da alabilirsiniz. Ama kendinizi nasıl eğittiğiniz önemli. Fark yaratmanız lazım. İleriki hayatta başarılı olmanız için fark yaratmanız lazım.

Ben bugün bir ilan versem ve ‘işletmeci arıyorum, 100 bin dolar maaş vereceğim’ desem, 100 bin kişi başvurur. ‘İngilizce bilen olsun’ dedim mi bu sayı 10 bine, ‘keman da bilsin’ dersem 500’e düşer. Yanında bir de ‘resim yapan, sergi açmış işletmeci’ arıyorum dersem sayı 10’u bulmaz. Ondan sonra işim kolay. Aralarında paylaşmayı, yardımlaşmayı, özeleştiri yapmayı bilen, eleştiriye açık olan işletmeciyi şirketimin başına koyarım.

 “Üniversiteyi okurken keman da öğren basket de”

Üniversite okurken, okulunuza devam ederken mutlaka spor ve sanat etkinliklerine devam edin. Sanat ve spor hayatta sana bambaşka artılar kazandıracaktır. Basket oynayan biri, sahada topu beş kişiyle paylaşmayı, yardımlaşmayı, takım kurmayı öğrenir. Sahada faul yaptığında, elini kaldırır ve masa hakemi forma numarasını yazar. Böylece hata yapınca özür dilemeyi o sahada öğrenmiş olur. Yani o sahada paylaşmayı, yardımlaşmayı, özür dilemeyi öğrenirsiniz. Bundan sonra onun yolu açıktır! İster bankada, ister bir genetik laboratuvarında çalışsın; paylaşmayı ve yardımlaşmayı bilen herkes başarılı bir kariyer yapabilir.

 “Cep telefonunuza paylaşmayı ve pardon demeyi yükleyin!”

Hepimizin bir cep telefonu, bir android olduğunu düşünün. İnsan gibi hafızası var. MB, çabukluk, zeka, işlemci hızı var. Ancak telefonun MB’si, GB’si ne kadar yüksek olursa olsun, siz gerekli aplikasyonları (hava durumu, trafik durumu vb) yüklemedikçe ondan yeterince yararlanamazsınız.

Birer android olduğunuzu düşünün. Mümkün olduğu kadar kendinize aplikasyon yükleyin. Her konuda; sanat, spor, müzik resim, genel kültür… Hard diskinize paylaşmayı, yardımlaşmayı, özür dilemeyi, pardon demeyi yükleyin. Bazı insanların hayatta neden daha başarılı olduklarının anahtarı bana göre bu aplikasyonlardır.

 “Diplomamı en son yirmi yıl önce gördüm”

Okulda diplomayı aldıktan, cebine koyduktan sonra üç kere amcana, dedene, babana gösteriyorsun. Sonra lazım olmuyor. Diplomamı en son yirmi yıl önce gördüm. Diploma değil; özel yetenekleriniz, okuduğunuz kitaplar, sosyal katkılarınız, hayatta başka insanların, engelli bireylerin, sadece oturduğunuz semtin, okulunuzun olmadığını fark edin. Bunları fark edenler, ileriki hayatlarında, diğer fark edemeyenlere göre fark yaratırlar.

Previous e-Mutabakat İle İş Gücünden Yüzde 70 Tasarruf Mümkün
Sonraki Vestel, TRT, Türksat İşbirliğiyle Fenerbahçe – Lokomotif Moskova Maçı 4K UHD Kalitesinde

Diğer Yazılar

Öne Çıkarılmış 0 Yorum

Labris Networks: Yerli Siber Güvenlik Ürünleriyle Dünyada Dikkat Çekiyor

Labris Networks, internet ağ güvenliği alanında, 12 yıldır Ar-Ge odaklı üretim yapıyor. Şirket kuruluşunda bazı temel prensiplerle yola çıktı. “Üretmediğimiz şeyi satmayacaktık, al-sat ticaretine girmeyecektik, bilgimizi ve tecrübemizi danışmanlık yoluyla

Söyleşi 0 Yorum

TicToc Cep Numarası Vermeden İletişim Sağlıyor

TicToc Kore’de kullanılmaya başlayan ve şu anda 20 milyona yakın kullanıcısı ile Kore ve Türkiye’de hızla büyüyen bir mesajlaşma uygulaması.

Genel 0 Yorum

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa VARANK : Sanayi, Girişimci ve Araştırmacılara 2019’da 5 milyar 600 milyon liralık Destek

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından 2019’da 5,6 milyar liralık destek – -03 Ocak 2019- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa VARANK, sanayi, girişimci ve araştırmacılara 2019’da 5,6 milyar lira destek bütçesi kullandırılacağını açıkladı.

Söyleşi 0 Yorum

Yılmaz: “Bilgi Toplumu Stratejisi Bilişim Sektörüne Özel Önem Veriyor”

Tartışmaya açılan, Bilgi Toplumu Stratejisi’nde bilişim sektörüne özel önem verildiğini bildiren Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin dünya bilişim pazarından daha fazla pay alması için sektörün mevcut durumu analiz edilerek sektörün

Öne Çıkarılmış 0 Yorum

Siber Güvenlik Tatbikat Senaryoları Güncel Olmalı

SYMTURK Genel Müdürü Burak Dayıoğlu, siber güvenlik tatbikatlarının içeriklerinin son 3 yılda karşılaşılan saldırılara uygun olarak hazırlanmasının şart olduğunun altını çizerek, “Aksi  takdirde artık geçerliliği olmayan tehditlere karşı bir tatbikat

Söyleşi 0 Yorum

ERTAN BARUT ŞİDDET İÇERİKLİ SANAL OYUNLAR, SİBER GÜVENLİK, SİBER SAVUNMA KANAL B GÜNE BAKIŞ PROGRAMI

TBD Türkiye Bilişim Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ERTAN BARUT, 02.08.2018 Perşembe günü KANAL B GÜNE BAKIŞ Sabah Programı sunucusu SEVAL YILDIRIM’ın konuğu olarak önemli konularda bilgiler verdi. Programda “Şiddet

0 Yorum

Henüz Yorum Yok!

Siz bu yazıya ilk yorumu yapabilirsiniz!

Yorum Yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.