IEC 30134 Standardı Güç Kullanımı Verimliliği İçin Bir Kurtarıcı Mı?

IEC 30134 Standardı Güç Kullanımı Verimliliği İçin Bir Kurtarıcı Mı?

Yeni standartların çıkışı PUE’yi (Power Usage Effectiveness / Güç Kullanımı Verimliliği), veri merkezi enerji verimliliği için gerçekten kullanışlı bir ölçüte mi dönüştürecek, yoksa onun ismine onarılamayacak kadar zarar verecek pazarlama iddialarını destekleyecek şekilde PUE’yi kötüye mi kullanacak? Eaton’un Büyük Sistemler Grubu Teknoloji Müdürü Janne Paananen, bu önemli konuda uzman olarak görüşlerini açıkladı.

 PUE, veri merkezlerinin enerji verimliliği için kullanışlı ve anlaşılması kolay bir ölçüt sağlamak üzere Green Grid konsorsiyumu tarafından 2006’da tasarlanmış ve tanıtılmıştı. Amaç, onun gelişmelerin etkinleşmesine hızla ve kolaylıkla izin vermesiyle birlikte, enerji tasarrufunun artmasını teşvik etmesiydi. Aslında PUE, bu hedefi tutturmada çok başarılı oldu ve tanıtıldığından beri yeni veri merkezlerinin tipik enerji verimliliğini önemli ölçüde iyileştirdi.

Aslında PUE basit bir şekilde, bir veri merkezi tarafından kullanılan toplam enerjinin, onun BT fonksiyonları tarafından kullanılan enerjiye oranıdır. PUE’yi popüler bir ölçüt yapan da bu basitliğidir. Ancak mükemmel de değildir, zayıf noktası, fazla iddialı pazarlama iddialarını destekleyecek şekilde kullanılmaya izin vermesidir. Bu, pek çok BT profesyoneli tarafından şimdi güvenilmez bulunan PUE’ye olan güveni sarstı. Hiç kuşku yok ki bu talihsiz bir durumdur, doğru kullanıldığında PUE çok yararlı bir araçtır.

Şimdiye kadar ölçüm ve hesaplama yöntemleri belirlenmediğinden, PUE’nin kötüye kullanımı da mümkündü. Şirketlerin, belirli bir veri merkezinin normal

çalışmasını gösteren şartlardan ziyade, en uygun şartlar altında genellikle ‘tasarım PUE’si denen PUE’yi belirleme yolunu seçmelerine izin verdi.

 Neyse ki, yeni bir standart olan – IEC 30134-2 – tanıtılmak üzere. Bu standart, nasıl ölçülmesi gerektiğinin ve bu ölçümlerin yanında hangi bilgilerin de bulunması gerektiğinin tam olarak belirlenmesi ile birlikte PUE’yi daha güvenilir bir ölçüt yapmak için özel olarak tasarlanmıştır.

Bu standart özellikle şunu çok açık bir hale getiriyor, eğer bir değer basit bir şekilde bir PUE olarak tanımlanmışsa, bir yıl boyunca yapılan ölçümlere dayanmalıdır, böylece herhangi bir mevsimsel etki de ortadan kalkacaktır. Daha kısa bir sürede PUE tespiti yapmaya da izin verilebilir, ancak sonuçlar iPUE (geçici PUE) değeri olarak tanımlanmalıdır. Bunlar öncelikle, yeni bir

veri merkezinin enerji verimliliğinin bir yıl beklemeksizin tasarım değeri ile kıyaslanması ve var olan bir veri merkezinde enerji verimliliğini iyileştirmek için yapılan ölçümlerin geçerliliğinin nispeten hızlı bir şekilde temin edilmesi için düşünülmüştür.

IEC 30134-2, PUE’nin üç kategorisini belirleyerek önemli bir düzenleme getiriyor. Kategori 1 (PUE1), enerji performansı verisinin temel çözünürlük seviyesini sağlıyor, Kategori 2 (PUE2) orta seviyede bir çözünürlük sağlıyor ve Kategori 3 (PUE3) ileri seviyede bir çözünürlük sağlıyor.

Bütün kategoriler için giren enerji, veri merkezindeki elektriksel ve mekanik ekipmanı besleyen servisin giriş noktasında ölçülür. Bununla birlikte BT yükü, kategoriye bağlı olarak farklı lokasyonlarda ölçülür.

Kategori sisteminin en önemli pratik sonucu, ölçümler enerjiyi kullanan cihazlara daha yakın yapılırken, enerji kullanımı ölçümlerinde daha yüksek kategorilerin kademe kademe daha doğru sonuçlar sağlamasıdır.

Veri merkezi sağlayıcıları ve operatörlere, kullanacakları PUE kategorisi konusunda serbest seçim olanağı verilmez. Bildirilen PUE değeri düşük, PUE kategorisi yüksek olmalıdır: en uygun altyapı verimliliği ve en düşük PUE için tasarlanmış olan veri merkezleri, iddiaları kanıtlamak için daha doğru ölçümlere sahip olmalılar.

Standart, rapor edilen PUE değerlerinin yanı sıra aynı zamanda şu bilgilerin verilmesini de gerektirir: ölçüm kategorisi, ölçümün tamamlanma tarihi, ölçümlerin doğruluk seviyesi, kurulumun boyutu ve minimum, maksimum ve ortalama sıcaklıklar gibi dış çevre şartlarının detayları. PUE değerlerinin hesaplanmasını belirlemenin yanı sıra standart, değerlerin nasıl kullanılması gerektiğine dair kılavuz da sağlayacaktır. Özellikle de, veri merkezleri arasında doğrudan sayısal karşılaştırmalara karşı da uyarır.

Şu kesin ki, IEC 30134-2’nin kullanımının PUE’ye güvenli bir ölçüt ünvanını kazandırması için daha çok yolu var, ancak eğer BT profesyonelleri PUE kavramının doğal sınırlamalarını unutmazlarsa, bunu yapma konusunda da etkili olacaktır.

Örneğin, tüm resmi düşünmeden veri merkezi çalışmasının belirli bir yönünü aşırı optimize etmeye yol açabilirken, mümkün en düşük PUE’yi hedeflemek her zaman iyi bir fikir değildir. Bu, aslında, “büyük resmin kaybı” ve projenin çeşitli parçalarından sorumlu ekipler arasında zayıf iletişimle sonuçlanan, şaşırtıcı bir yaygın durumdur.

Ölçümler ve hesaplamalar hatasız bir şekilde gerçekleştirilmiş olsa bile, PUE’nin, faydalı olmasına rağmen, enerji verimliliği için şaşmaz bir ölçüt olmadığını fark etmek de önemlidir. Aslında, genel enerji verimliliğini artıran bazı tedbirler gerçekte PUE’yi kötüleştirebilir. Örneğin, bir veri merkezi BT ekibi, en önemli performans göstergelerinden biri olan, PUE değeri yükselirken kullanılan enerjiden tasarruf etmek için, sunucuları birleştirebilir ve BT sisteminin performansını en uygun hale getirebilir.

Kullanılan enerjide büyük bir tasarrufa neden olacak şekilde, sunucuları birleştirir ve BT sisteminin performansını en uygun hale getirirken, en önemli KPI’ın (performans göstergesi) PUE değerinin yükselmesine de yol açabilir.

Bir veri merkezine bir ısı pompası sistemi kurularak, sunucu odalarından gelen fazla ısı yerel evleri ısıtmak için kullanılabilir. Herhangi bir akılcı tedbirle operasyonun genel enerji verimliliği artırılmıştır, böylece boşa giden ısı artık boşa gitmeyecektir. Ancak ısı pompaları kurulduktan sonra PUE oldukça kötüleşir, çünkü pompaları beslemek için fazladan enerji gerekir.

Bu iki basit örnek şunu açıkça gösteriyor, tasarımı kullanan hareketlerin tüm sonuçlarını anlamak için, bir veri merkezi ve onun enerji verimliliği komple bir sistem olarak görülmelidir. Hedef, genel enerji verimliliğini iyileştirmek ve sadece en uygun tasarım şartlarında değil, değişen yük şartlarında da iyi bir enerji verimliliği seviyesini sürdürmek olmalıdır.

PUE’nin faydalarını ve güvenilirliğini artırmak için yapılabilecek şeyler var mı? Hiç kuşkusuz var, ancak daha fazla karmaşıklık eklemenin maliyeti ve verdiği rahatsızlık, ölçmenin ve anlamanın nispeten kolay olduğu basit bir ölçüte sahip olma hedefini boşa çıkarıyor.

PUE’yi muhtemelen daha güvenilir bir ölçüt yapacak olan, bağımsız denetimleri de kapsayan zorunlu bir yönetmelik önerilmişti. Bu, prensipte makul bir öneriydi, ancak komisyonu kimlerin oluşturacağı ve denetimleri kimlerin yapacağı, bunların paralarını kimlerin vereceği şeklindeki sorular gündeme geldi.

İnsan, bir veri merkezinin enerji performansını ölçmek gibi karmaşık sorunları basitleştirmenin bir yolunu ararken, PUE her zaman cazip bir ölçüt olacaktır. Bu nedenle IEC 30134-2’nin, PUE’ye itibar kazandırmak için muhtemelen uzun bir yol gideceği haberi, BT dünyası için iyi bir haberdir. Yine de, bu makalede bahsedildiği gibi, bu değerli ölçütün sınırlamaları her zaman akılda tutulmalıdır. Özellikle veri merkezi enerji verimliliğini gerçekten güvenli bir şekilde ölçmek için, ne kadar cazip olursa olsun sadece tek bir ölçüte güvenmemek, resmin tamamına bakmak önemlidir.

 Yazar:

Janne Paananen

Eaton Büyük Sistemler Grubu Teknoloji Müdürü

 

Previous CYBERPARK'ın Hızlandırıcı Programı CAP, 2. Turu'nda!
Sonraki Wiky Akıllı Çocuk Telefonu İle Çocuklarınız Her An Güvende!

Diğer Yazılar

Yazarlar 0 Yorum

Reklamlarla Hipnoz Yapıyorlar

Billboardlar ya da mağaza camlarındaki yazılar ve resimler tarafından adeta bombardımana uğramadan bir caddede yürümek neredeyse imkansız. Cebimizdeki akıllı telefonlara yağan iletiler, internette dolaşırken sürekli açılan, sayfanın sağından solundan, altından,

Yazarlar 0 Yorum

Restoran Açma Hayali Olanlara Yemeksepeti’nden Tavsiyeler

Yemeksepeti Satış Direktörü Korhan Erçin, Türkiye’de açılan her iki restorandan birinin ilk senesinde kapandığını söyledi. Erçin’e göre, sene başında primlerin hesaba yatmasıyla her yıl yeniden canlanan ‘restoran açma’ hayalini gerçekleştirmek,

Yazarlar 0 Yorum

Sektörel Kümelenme; Teknolojik Gelişim Sağlıyor

Firmalar, sektörel kümelenme içinde yer alarak bilgiye kolay ulaşım, teknolojik gelişmelerden haberdar olma, teşviklerden yararlanma ve önemli kurumlar ile koordineli çalışma olanaklarına sahip oluyor. Bununla beraber yetişmiş işgücü, altyapı, lojistik,

Yazarlar 0 Yorum

2020’de İş Toplantıları Sanal Platformlar Üzerinden Gerçekleşecek

Teknolojinin gelişimi ile sadece çalışma şekilleri değil, toplantı modelleri de hızla değişiyor. Mobil, küresel, dağınık ve sanal bir işgücü, günümüzün gerçeği haline gelmiş durumda. Değişen çalışma koşulları nedeniyle, yüz yüze

Yazarlar 0 Yorum

Mobil Erişimin Nimetlerinden Faydalanmak

Güvenli kimlik kartı çözümleri alanında bir dünya lideri olan HID Global, en son geliştirilen erişim kontrol sistemleri, mobil cihazların kimlik bilgisi olarak kullanılmasını sağlayarak güvenliği artırıyor. Bu sayede bir taraftan

Yazarlar 0 Yorum

Geleceğin Şehirlerinde Mobilite Ve Serbest Mesleklerde Artış Yaşanacak

Bugün küresel ekonominin itici gücünü şehirler oluşturuyor. McKinsey danışmanlık şirketinin gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre küresel gayri safi hasılanın yüzde 60’ı yaklaşık 600 şehirden geliyor. 2010 yılında 3,1 milyar olan şehirlerde

0 Yorum

Henüz Yorum Yok!

Siz bu yazıya ilk yorumu yapabilirsiniz!

Yorum Yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.